Söyleşi
Yiğit Azad Polat; koçluğu, kür sürecinde dürüstlüğü ve karakteri anlatıyor.
Kendine klasik bir fitness koçu demiyorsun. Neden?
Çünkü kas işimin amacı değil, sonucu. İnsanlar kas ister, ben o kası taşıyacak insanla ilgilenirim. Doğru karakteri kuran adamın fiziği zaten arkadan gelir.
Peki ne satıyorsun?
Program değil, supplement değil. Bir bakış açısı, sürdürülebilir bir sistem, bir de insanın kendine verdiği sözü tutabilmesi. Program değişir, beslenme değişir. Karakter değişmedikçe sonuç kalıcı olmaz.
Kür tarafında çoğu koçtan farkın ne?
Kandırmam. Sektörde iki uç var: ya "sakın kullanma" diyen, ya hiç umursamayan. Ben üçüncü yolu anlatıyorum. Kullanan insanı yalnız bırakmam, gerçek riski söylerim, kan değerleriyle takip ederim. Doktor değilim, yerine de geçmem. Ama seni karanlıkta bırakmam.
Neden kan takibi bu kadar önemli?
Ölçmediğin şeyi yönetemezsin. "Nasıl hissediyorsun" beni ilgilendirmiyor; karaciğer, lipid, hormon rakamları ilgilendiriyor. Kanına bakmadan yön veren biri, seninle değil senin hevesinle ilgileniyor.
Öğrencilerinle nasıl çalışıyorsun?
Herkese aynı programı vermem, öyle bir şey yok. Önce insanın nerede durduğunu, geçmişini, sağlığını konuşurum. Bazı insana "şu an hayır" derim, o da işin parçası. Program atıp geçmiyorum, ilgileniyorum.
"Kas değil karakter" diyorsun, aç biraz.
Kas yapmak zor değil, formülü herkes biliyor. Zor olan, o formülü kötü günde de sürdürecek karakteri kurmak. Fizik bir yan ürün. Asıl inşa edilen irade ve öz-saygı.
Kür düşünen genç birine ne dersin?
Acele etme. Kür bir kestirme değil, geri dönüşü olan bir karar. Girmeden kanına bak, çıkışını baştan planla. En büyük tehlike madde değil, cehalet ve yalnız bırakılmışlık.
Mental disiplin neden işinin merkezinde?
Çünkü her şey oradan başlıyor. Motivasyon gelir gider; disiplin, o gittiğinde de ayakta kalandır. Seni ayakta tutan istek değil, istek yokken de yaptığın şey.