Yiğit Azad Polat

Düşünceler

Disiplin, karakter, kimlik. Motive etmek için değil, gözünü açmak için.

Disiplin motivasyon değildir.

Motivasyon bir sabah gelir, bir öğleden sonra gider.

Disiplin, o gittiğinde ne yaptığındır.

İnsanlar onu bir güç sanıyor. Değil.

Kendini her seferinde yeniden ikna etmek zorunda kalmamaktır.

İrade tükenir. Ayakta kalan, iradeye ihtiyaç bırakmayan sistemdir.

Karakterini kimse bakmıyorken kuruyorsun.

Aynanın karşısında değil.

Kimsenin görmediği, kimsenin alkışlamadığı anda belli oluyorsun.

Herkes izlerken güçlü durmak kolay.

Asıl sen, kimse yokken tuttuğun küçük sözlerdesin.

Kas yapmak zor değildir.

Zor olan, o kası taşıyacak karakteri kurmak.

İnsanlar sürekli yeni program arıyor.

Çoğu zaman ihtiyaçları yeni program değil, mevcudu sürdürebilecek karakter.

Ben kasla ilgilenmiyorum. Onu taşıyan insanla ilgileniyorum.

Konfor seni öldürmez. Uyutur.

Konforun tehlikesi acı vermesi değil, hiçbir şey vermemesi.

Kötü bir gün insanı ayıltır. İyi geçen bir yıl uyutur.

Battığını hissetsen kulaç atardın. Batmadığın için kıpırdamıyorsun.

Yıllar sonra hâlâ aynı yerde durduğunu fark ediyorsun.

O güne kadar hiçbir şey seni rahatsız etmedi. Asıl mesele buydu.

Kimseye yalan söylemedim. En çok kendime söz verip tutmadım.

Uzun süre dürüst biri olduğumu sanıyordum.

Başkasına verdiğin sözü tutmazsan utanırsın, biri görür.

Kendine verdiğin sözü tutmazsan kimse görmez. İş orada bozuluyor.

Kendine güvenin, kimsenin bakmadığı yerde eriyor.

"Yarın başlarım" küçük bir cümle değil. En sık söylediğin yalan.

Doğru anı bekledim. An gelmedi.

Yıllarca şartların, ruh halimin, hazır olma hissinin oturmasını bekledim.

Hiçbiri kendiliğinden gelmedi.

Beklemek her zaman sabır değil. Bazen korkunun kibar hali.

Harekete geçince gördüm: doğru an, ancak geçtikten sonra doğru görünüyor.

Beklerken geçen zamanı kimse geri vermiyor.

Neyi kontrol ettiğini gerçekten biliyor musun?

Sonucu, insanları, yarını kontrol ettiğimi sanıyordum.

Elimdeki tek şey ne yaptığımdı. Gerisi tahmindi.

Her şeyi tutmaya çalıştıkça daha çok yoruldum.

Bırakınca tembellik olur sandım. Olmadı, sadece doğru yere baktım.

Taşıyamayacağın şeyi bırakınca hafifliyorsun.

Sen kararlarının değil, tekrarlarının toplamısın.

Bir gün ne yaptığın seni anlatmaz. Her gün ne yaptığın anlatır.

Büyük kararlar hayatı değiştirmez. Sessiz tekrarlar değiştirir.

Kimse tek günde dağılmaz. Fark edilmeyen küçük ödünlerle dağılır.

İyi alışkanlık sıkıcıdır. Sıkıcı olduğu için bırakılır.

Karakter dediğin şey, kimse bakmazken tekrar ettiklerin.

Aynada yüzü tanıdım, adamı tanımadım.

Bir sabah öyle oldu. Yüz aynıydı, arkasındaki kişi değil.

Bir günde olmamıştı. Ödün ödün, yavaşça olmuştu.

Her "bu sefer olsun" bir parçamı yanında götürmüş.

Kim olduğunu unutmuyorsun. Kim olacağını sürekli erteliyorsun.

Sonra o kişi hiç gelmiyor.

İrade bir güç değil.

Yıllarca daha çok irade lazım sandım. Daha çok istersem olacaktı.

İrade tükenir. Akşama kalmaz. Kötü günde hiç yoktur.

İradeye yaslanan her şey, en zayıf anında çöker.

Seni ayakta tutan istek değil, istek yokken de yaptığın şey.

Disiplin tam orada, iradenin bittiği yerde başlıyor.

Sürekli sesi açık tutan, içindeki sessizlikten kaçıyor.

Boş kaldığın an telefona uzanıyorsun. Boşluk rahatsız ediyor.

Sessizlik can sıkıntısı değil. Kendinle baş başa kalmak.

Yanlış kararlarımın sebebi düşünmemem değildi. Hiç sessiz kalmamamdı.

Cevaplar gürültüde gelmiyor. Kafa durunca geliyor.

Kaçmayı bırakınca, kaçacak bir şey olmadığını görüyorsun.